Timur'un torunları çaycılık yapıyor - Murat BARDAKCI


İngiliz varlığını sona erdirebilmek maksadı ile 1857’de patlayan Sipahi İsyanı, Bahadır Şah’ı oğulları ile beraber isyancıların yanında yeralmaya ve lider gibi görünmeye zorladı. İsyancılar birkaç hafta boyunca çok sayıda Avrupalı’yı öldürdüler ama gelen İngiliz birliklerine karşı koyamadılar. Birliklerin ilerlemesi üzerine ailesi ile beraber büyük dedelerinden olan Hümayun’un mezarına sığınan Bahadır Şah 20 Eylül 1857’de İngilizler’e teslim oldu.

Delhi’de, hemen ertesi gün Hindistan tarihinin en kanlı rezaletlerinden biri yaşandı: William Hodson adındaki bir İngiliz binbaşı, Bahadır Şah’ın iki oğlunu ve torununu Şah’ın gözlerinin önünde vurup öldürdü! Bu da yetmedi, 82 yaşında olan Bahadır Şah tutuklandı, ihanet suçlaması ile mahkemeye çıkartıldı, hakaretlerle dolu 40 gün süren yargılamadan sonra dört ayrı suçtan mahkûm oldu. Ailesi ile beraber bir at arabasına bindirilip haftalar süren zahmetli bir yolculuktan sonra o zamanın “Burma”sı olan bugünün Myanmar’ına sürgüne gönderildi.

Hindistan’da üç asır boyunca devam eden Türk hâkimiyeti, Timur’un soyundan gelen Bahadır Şah’ın sürgünü ile artık son bulmuştu!

Timur’un soyundan gelen son Türk-Moğol İmparatoru Bahadır Şah, sembolik hükümdarlık günlerinde.

İngilizler, Rangun’da bir bambu kulübeye kapattıkları Bahadır Şah’ı üstüne üstlük burada bir de afyona alıştırdılar! Bambu kulübede dört sene yaşayan hükümdar hayata 1867’nin 7 Kasım sabahı veda etti, bir Budist tapınağının yanına defnedildi ve İngilizler, Müslümanlar’ın ziyaretine engel olmak maksadıyla mezarın kaybolmasını sağladılar!

Timur'un torunları çaycılık yapıyor - Murat BARDAKCI - tarihdar.com


Bahadır Şah’ın mezarı, Budist tapınağı 1991’de restore edilirken tesadüfen bulundu ve Müslümanlar kabri yeniden yapıp üzerine bir de tekke inşa ettiler.

Timur ile Cengiz Han’ın soyundan gelen Bahadır Şah’ın ailesinin kaderinde de sadece felâketler yazılıydı...

Aile, Myanmar’da 80 sene boyunca sefalet içerisinde yaşadı. Bahadır Şah’ın hayatta kalabilen torunları İngilizler’den izin aldılar ve Hindistan’a dönüp Kalküta’ya yerleştiler. Hükümdarın soyundan gelen son erkek olan Prens Bedir Baht, Kalküta’da Begüm adında bir hanımla evlendi, iki çocuğu oldu ve hayata 1980’de veda etti.

Prens Bedir Baht’ın çocukları, yani dünyanın en güçlü imparatorluklarını kurmuş olan Timur’un Cengiz’in ve Bâbür Şah’ın torunları bugün Kalküta’da bir gecekonduda yaşamaya çalışıyorlar! Asırlar önce büyük bir medeniyet kuran, meselâ bu medeniyetin en önemli eserlerinden olan meşhur Tac Mahal’i inşa ettiren ailenin şu andaki büyüğü Prenses Begüm sokak üzerindeki üç metrekarelik bir barakada çaycılık yapıyor, buradan kazandığı para ve İslâmi bir vakfın her ay verdiği 250 liralık yardım ile geçinmeye çalışıyor. Ama “Sultana” unvanını taşıyan Begüm bu meblâğ yetişmediği için torunlarının, yani Timur’un soyundan gelen iki çocuğun karnını doyurabilmek için bazı günler barakasında pişirdiği ufak bir tepsi dolusu mahallî böreği çay ile beraber satmaya çalışıyor!

Timur’un gelini ve son nesilden gelen torunlarının annesi Sultana Begüm. Kalküta’da çaycılık yapan Timurî prensesi bir gecekonduda yaşıyor.

Hayal bu ya... Sultana Begüm ile iki torunu Kalküta’daki gecekondularından alınıp Türkiye’ye getirilecek olsalar hem bizi perişan eden Ankara Savaşı’nda uğradığımız büyük bozguna karşı âtıfetimizi göstermiş, hem de hayalimizdeki “birlik” konusunda çok önemli bir adım atmış oluruz...


HaberTürk - Murat BARDAKCI

Yorum yazın

Daha yeni Daha eski