Türk Tarihinin 5 İsyanı ve Hazin Sonlar

  1. Kavurd İsyanı

Kavurd, Selçuklu hanedanından Selçuk Bey'in büyük torunu, Çağrı Bey'in oğlu ve Alp Arslan'ın küçük kardeşidir. Kavurd kelimesi Türkçe “Kurt” anlamına gelmektedir. Bastırdığı paralarda ve bazı kaynaklarda Kara Arslan adıyla anılmaktadır. Ancak bu “Kara Arslan” ifadesinin bir unvan olduğu da ileri sürülmüştür.


Kavurd, 1067 yılında hâkim olduğu yerlerde Alparslan adına okunan hutbeyi kaldırarak, sadece kendi adına hutbe okutup sikke kestirdi. Kavurd’un darp ettiği sikkelerden 100 kadarı tüccarlar vasıtasıyla Sultan Alparslan’ın bulunduğu bölgeye gelmişti. Sultan, Kavurd’un kestirdiği paralardan bazılarını getirtip inceledi ve tüccarlardan bilgi aldı. Kavurd’un isyan ettiğini anlayınca da, Şaban 459/Haziran-Temmuz 1067 tarihinde Kirman üzerine yürüdü. Sultan’ın geldiğini haber alan Kavurd, etrafı surlarla ve derin hendeklerle çevrili Berdesir Kalesi’nde savunmaya çekildi. [1] 

  • Kavurd bu yolda oğluyla da savaştı

Sultan Alparslan, kardeşi Kavurd’un isyanlarına ve aralarındaki anlaşmazlığa onun oğlu Sultanşah’ın sebep olduğunu savunarak Kavurd’a bir mektup yazdı. Mektubunda olayların sebebi olarak gördüğü Sultanşah’ın kendisine teslim edilmesini istedi ve bu suretle aralarındaki soğukluğun ortadan kalkacağını bildirdi .Uğrunda ülkesinin bir kısmını kaybetmesine rağmen bir süre sonra Kavurd, oğlu Sultanşah ile anlaşmazlığa düştü. Bunun üzerine Sultanşah, Alparslan’a mektup yazarak, kapısına gelmek ve ona itâat etmek istediğini bildirerek Sultan’ın huzuruna geldi. Alparslan ona çok iyi davranarak at, elbise ve 10.000 dinar değerinde hediyeler verdi. Türkmenden oluşan kalabalık bir orduyu onunla beraber Kirman’a gönderdi. Ancak Sultanşah, 462/1069-1070 yılında babasıyla giriştiği mağlup olmuştur. [2]


KAVURD İSYANI - TARİHDAR.COM
Kavurd Bey'in, Sultan Alparslan'a İsyanı 

 

   2.Toktamış İsyanı

Emir Timur, Koçkar mevkiinde iken, Toktamış Oğlan'ın Urus Handan korka­rak kendisine sığınmak istediğini öğrendi. Emir Tuman Timur Özbek'i onu karşılaması için gönderdi. Kendisi de Uynagu yolundan Özkend'e geldi. Timur, Toktamış'ı gayet iyi karşıladı, " Bir padişahın padişahzadeye nasıl davranması gerekirse" öyle davranmıştır. [3]


Toktamış Altınorda devletine hükümdar olduktan sonra, Sami'nin ifadesiyle ekserisi kafir olmak üzere dokuz tümen'e yakın asker toplamış, Tebriz'e göz dikerek kış mevsiminde gelip memleketin etrafını ele geçirmişti. Şamî, Timur'un bundan üzüntü duyduğunu belirterek "ileride zikr edileceği gibi Emîr Timur bunların yaptıkları fenalıkların cezasını vermiştir, bu zulüm ve haksızlıkların şeametiyle onların saltanat ve memleketi sarsılmış ve paidar olmamıştır" demektedir. Bu ifade ile müverrih Timur'un, Toktamış üzerine seferlerinin nedenine işaret etmektedir. [4]

 

toktamış isyanı - tarihdar.com
Toktamuış Han'ın, Emir Timur'a İsyanı

 

  

  3. Atsız İsyanı

Karahanlı hükümdarı Mahmud ile egemenliği atında bulunan ve yine bir Türk boyu olan Karluklular arasında büyük bir anlaşmazlık çıkınca, bu sorun ile tek başına baş edemeyeceğini anlayan Karahanlı hükümdarı Mahmud, Sultan Sencer’den yardım isterken, Karluklularda buna karşılık Karahıtaylılardan yardım istemiştir.[5] Sultan Sencer, bu yardım isteği üzerine büyük bir ordu toplayarak harekete geçmiştir. İki kuvvet, 9 Eylül 1141 tarihinde Semerkant yakınlarında bulunan, Katvan bozkırında karşı karşıya gelmişlerdir.


Sultan Sencer’in düştüğü bu zor durumu fırsata çevirmek isteyen Harezmşah Atsız, Sultana olan bağlılık yeminini bozarak hiç vakit kaybetmeden Karahıtaylılarla iletişime geçmiş onlardan aldığı destek sayesinde Ekim 1141 tarihinde önce Serahs’ı daha sonra da Selçukluların payitahtı Merv’i istila ederek ele geçirmiş, Sultan Sencer’e ait olan hazineleri yağma etmiştir. Atsız daha da ileri giderek Sultanın adını hutbeden kaldırarak kendi adına hutbe okutmuş ve yine kendi adına tuğra çekmeye de başlamıştır. [6]


atsız sencer isyanı - tarihdar.com
Atsız'ın, Sultan Sencer'e İsyanı


   

 4. Tekiş İsyanı

Sultan Alparslan’ın çocuklarından biri olan Tekiş, önce Erran daha sonra da Suriye’de bulunmuştur. Kardeşi Melikşah’ın sultanlığı döneminde ise Belh ve Toharistan bölgesini yönetmekte idi. Melikşah, 467 / 1074-1075 yılında Herat bölgesine giderek burada bulunan yakınlarını ziyaret etmek istemişti. Bu sırada Melik Tekiş de Sultan’ın huzuruna gelip itâatini arz etmişti. Melikşah ona bağışlarda bulunarak hil’at vermiş, Tekiş de tekrar Belh’e dönmüştü. [7]


Sultan Melikşah Şaban 473 / Ocak-Şubat 1081 tarihinde Rey şehrinde askerleri teftiş ederken aralarından Türk kıyafetli 7.000 Ermeniyi ordudan ihraç etmişti. Ordudan ihraç edilenler Buşenç (veya Venec)’de bulunan Tekiş’in yanına giderek onun hizmetine girdiler. Tekiş, ordudan ihraç edilenlerin katılımıyla güçlendi ve hânedân üyelerinin hepsinin gönlünde yatan Selçuklu Devleti’nin başına geçmek için harekete geçti. [8] Sultan, Tekiş’e işkence etmeyeceğine dair yemin etmişti. Sultan’ın yanında bulunan fâkihlerden birisi Tekiş ile ilgili kararı oğlu Ahmed’e havale etmesini söyledi. Sultan bu teklifi kabul etti, Ahmed de Tekiş’in gözlerine mil çekilmesini emretti. 


tekiş melikşah isyanı - tarihdar.com
Tekiş'in, Sultan Melikşah'a İsyanı


   

  5. Arslan Argun İsyanı

Arslan Argun, Alparslan’ın oğluydu ve babasının hükümdarlığı sırasında Harezm bölgesinin valiliğini yürütüyordu. Kardeşi Melikşah’ın saltanatının ilk yıllarına kadar bu bölgede kalan Arslan Argun, daha sonra Hemedan ve Save bölgesinde 7.000 dinarlık iktasına geçti.


Horasan’ın tamamına hâkim olan Arslan Argun, Berkyaruk’a mektup göndererek, zamanında dedesi Çağrı Bey’in iktası olan Nişabur hariç bütün Horasan’ın aynı şekilde kendisine ikta olarak verilmesi şartıyla sultanlığını tanıyacağını ve yüksek meblağda para gönderip hükümdarlık için mücadeleye girmeyeceğini bildirdi.


Arslan Argun askerlerine karşı sert davranır, onları küçümser ve cezalandırırmayı severdi. Bu sebeple askerler, kendisinden çekinirlerdi. Arslan Argun, 17 Safer 490 / 3 Şubat 1097 tarihinde yine bir askeri yanına çağırdı. Askerin huzuruna geç girmesi üzerine Arslan Argun onu azarladı; asker özür dilediyse de bunu kabul etmedi ve onu cezalandırdı. Bunun üzerine asker, bıçağını çekerek Arslan Argun’u öldürdü. Asker yakalanıp Arslan Argun’u niçin öldürdüğü sorulduğunda, “Halkı onun zulmünden kurtarmak için” cevabını verdi. [9] 


arslan argun berkyaruk isyan - tarihdar.com
Arslan Argun'un, Berkyaruk'a İsyanı



Kaynaklar

[1] İbrahim Kafesoğlu, “Kavurd”, İA, İstanbul 1955, c. VI, ss. 456-459.
[2]Nurullah Yazar,  KİRMAN MELİKİ KAVURD BEY’İN BÜYÜK SELÇUKLU TAHTINI ELE GEÇİRME TEŞEBBÜSLERİ Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2011/1, c. 10, sayı: 19, ss. 221-237
[3] NİZAMÜDDİN ŞAMÎ (1987), Zafernâme, (Çev. N. Lugal), Ankara.
[4]  Hayrunnisa ALAN Timur'un Toktamış Üzerine Seferleri ve Altın Orda'nın Yıkılması Meselesi AKBIYIK ani izzet Baysal Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Gölköy /BOLU
[5] Merçil, E. (1991), Müslüman-Türk Devletleri Tarihi, TTK, Ankara 322-335
[6] BAYINDIR, Abdullah, Sultan Sencer (Sancar) Dönemi (1119-1157) Selçuklularda Taht Mücadeleleri
[7] Kafesoğlu, Sultan Melikşah Devrinde Büyük Selçuklu İmparatorluğu, s. 58;
[8] Merçil, Büyük Selçuklu Devleti Siyasi Tarihi, s. 80
 [9] Yazar, Nurullah, Selçuklu Devletinde İsyanlar, Ankara Üniversitesi İslam tarihi ve Sanatları Anabilimdalı


1 Yorumlar

Yorum Gönderme

Daha yeni Daha eski